Bu acı BİZİM acımız. Bu yas HEPİMİZİN.
1915’te, nüfusumuz henüz 13 milyonken, bu topraklarda 1,5 – 2 milyon Ermeni yaşıyordu. Trakya’da, Ege’de, Adana’da, Malatya’da, Van’da, Kars’ta… Samatya’da, Şişli’de, Adalar’da, Galata’da…
Mahalle bakkalımız, terzimiz, kuyumcumuz, marangozumuz, kunduracımız, yan tarladaki rençberimiz, değirmencimiz, sınıf arkadaşımız, öğretmenimiz, subayımız, emir erimiz, milletvekilimiz, tarihçimiz, bestekârımız… Arkadaşlarımızdılar. Kapı komşularımız, dert ortaklarımızdılar. Trakya’da, Ege’de, Adana’da, Malatya’da, Van’da, Kars’ta… Samatya’da, Şişli’de, Adalar’da, Galata’da…
24 Nisan 1915’te “gönderilmeye” başlandılar. Onları kaybettik. Artık yoklar. Çok büyük çoğunluğu aramızda yok. Mezarları bile yok. “Büyük Felaket”in vicdanlarımıza yüklediği “Büyük Acı” ise olanca ağırlığıyla VAR. 95 yıldır büyüyor.
Bu “Büyük Acı”yı yüreğinde hisseden bütün Türkiyelileri 1915 kurbanlarının anısı önünde saygıyla eğilmeye çağırıyoruz. Siyahlar içinde, sessizce. Ruhlarına yakacağımız mumlarla, çiçeklerle…
Çünkü bu acı BİZİM acımız. Bu yas HEPİMİZİN.
24 Nisan 2010
19.00
Taksim Meydanı, Tramvay Durağı
Ergenekon Caddesi Hrant Dink Caddesi olsun
Her dinden, dilden ve ırktan insanın bir arada yaşadığı bu güzel memlekete, caddelerimize, sokaklarımıza, kapımızın önüne, evimizin içine ve bebeklerin ruhuna iliştirilen, şırınga edilen milliyetçiliği bir adım daha ötelemek için işe bir yerden başlamak lazım!
üyesi olduğu bir topluluk yok